Milattan önce 8. yüzyıldan kalma Hitit yerleşim bölgesinde yani bugünkü adıyla Karatepe’de bu geleneği sürdürmek, yaşatmak ve bir sonraki nesillere aktarmak amacıyla bir kooperatifin olduğunu biliyor muydunuz? Hitit harabeleri üzerine kurulan Karatepe Mahallesi, ilk defa çift dille yazılmış yazıların burada bulunması ve Hitit Hiyeroglif yazılarının da burada çözülmesiyle ön plana çıkıyor. Bu noktada Osmaniye’nin Halet Ablasının(Halet Çambel) emeklerine ve burada yürütülen çalışmalara öncülük etmesini belirtmeden geçmek olmaz. Buradaki çalışmalar sayesinde bölgede 1972 yılında kooperatif kuruluyor ve buradaki kadınların geçim kaynaklarından biri oluyor. 

3 bin yıllık gelenek bu kooperatifte Karatepe’nin maharetli kadınlarının  ellerinde birer sanat eserine dönüştürülüyor. Dünyaya nam salan Karatepe Kilimleri kök boya ve koyun yününden elde edilen iplikle üretiliyor. Kök boya genellikle nar kabuğu, soğan kabuğu, ceviz ağacı yaprağı, çam kabuğu ve çeşitli bitkiler kaynatılarak elde ediliyor. 

Ancak kök boya hakkında en güzel bilgiyi ise bölgenin en değerli isimlerinden bir başkası olan Yaşar Kemal’in Çıplak Deniz Çıplak Ada isimli eserinden öğrenelim: 

“Bu, kökboyasıdır. Otların kökünden, ağaçların yapraklarından, kabuklarından, çiçeklerinden, köklerinden çıkarılır. Bir de topraktan, bir de koyunların yünlerinden, kuşların teleklerinden, çok şeyden çıkarılır. Kökboyayı çıkarmak zor iştir, ustalık işidir. Kökboyasıyla boyarsan bir kilimi, halıyı, o kumaşı, o kilim, o halı, o kumaş eskiyinciye kadar solmaz, eskiyinciye kadar, eskiyince bile parıl parıl eder, bakmaya kıyamazsın.” 

Burada üretilen kilimler hem yurt içinde hem de yurt dışında alıcı buluyor. Üstelik dünyanın çeşitli yerlerinde gerçekleşen fuarlara katılan kooperatif kilimlerin tanıtılmasında büyük emek gösteriyor.

Usta öğreticisi Sultan Karakeçeli “Koyun yününden yapılan ip rengini alacak bitki ile 1 saat kaynatılıyor. Sonra kurumaya bırakılıyor ve doğal rengi alıyor. Bu renk ömürlük oluyor. 

Eskiden kilim tezgahları evlerin dışında olurmuş ve genç kızlar ailesine anlatamadıklarını kilimlere dokuyarak anlatmaya çalışırmış. Biz burada şimdi ki nesil olarak bu kilim dokuma geleneğini devam ettiriyoruz. Eli belinde motifi, ‘elim belimde keyfim yerinde’ anlamına geliyor. Yıldızlı motifimiz ise ‘genç kız benim sevdiğim kişi yıldız gibi parlasın yakışıklı olsun’ anlamına geliyor. Baklava dilimi motifimiz de ‘genç kız ben artık evlenmeye hazırım tatlım yenilsin, çeyizim dizilsin’ anlamına gelmektedir” diyerek buradaki geleneği anlatıyor.

Yolunuz Osmaniye taraflarına düşerse mutlaka Karatepe’ye gitmelisiniz. Bir önerimiz ise burası için bir gününüzü ayırmanız yönünde olacak. Çünkü bölgede gezilecek pek çok yer var. Karatepe-Aslantaş Açık Hava Müzesi gerçekten görmeniz gereken önemli yerlerden birisi. 🙂 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.